Tarihçe

Tarihçe

1958 yılında Konya'da Selçuk Ecza Deposu faaliyete başladığında, Türkiye 35 yaşında genç bir Cumhuriyet olarak her türlü atılıma ve gelişime açık bir ülkeydi. Selçuk Ecza Deposu'nu kuranlar ise, gerekli birikim ve altyapıya sahip kimselerdi. Ahmet Keleşoğlu, Konya Ermenek'te ticari faaliyetlerini yürüten serbest bir girişimciydi. Ailedeki eczacı ve diğer ticaret erbabları da iş ve ticaret dünyasının içindeydiler. 10 Ekim 1958'de Selçuk Ecza Deposu bir aile şirketi olarak faaliyete geçti. Anadolu Selçukluları'nın merkezi Konya'da kurulan şirkete, hem Selçuklular'a bir saygı işareti olarak hem de bu ismin uğur getireceği inancıyla Selçuk Ecza Deposu adı verildi.

1958 yılının Türkiye'sinde doktor, eczane, ilaç, ilaç dağıtımı; özetle sağlık sektöründe büyük eksiklikler vardı. Selçuk Ecza Deposu Konya'da kurulduğu zaman, Türkiye'nin en geniş yüz ölçümüne sahip bu tarihi ilinde faaliyet gösteren eczane sayısı sadece 17 idi. Türkiye genelinde ise 1100 civarında eczane bulunuyordu. Yine aynı tarihte Türkiye çapında faaliyet gösteren ecza deposu sayısı 35, yerli-yabancı toplam ilaç firması sayısı ise 50 kadardı.
İstanbul merkezli olmayan kuruluşların bir anlamda "yerel" algılanma eğilimine karşılık Selçuk Ecza Deposu henüz 10 yıllık bir kuruluşken Adana ve Ankara'da bölge müdürlükleri kurdu. Ve kısa bir süre içinde de önce İstanbul, sonra Adana şubelerini açarak, Türkiye'nin ilk çok şubeli ecza deposu kimliğine kavuştu.
 
Dengeli büyüme, güvenle tanınma ve istikrarlı gelişimin göstergesi olarak Türk siyasi ve ekonomik hayatının en sert dönemeçlerini bile başarı ve büyümeyle geride bırakan Selçuk Ecza Deposu, bu süreçte ilaç endüstrisinden eczanelere, sektörle ilgili meslek odalarından üniversitelere kadar uzanan alanda yerini ve güvenilirliğini de sağlamlaştırdı. Kardeş kuruluşu As Ecza Deposu'nun 1987'de faaliyete geçmesiyle hizmet ağını daha da genişleten Selçuk Ecza Deposu, ecza depoculuğunda rakipsiz konuma yükseldi.
 
1958 yılında tek bir araçla ilaç dağıtımı gerçekleştiren, yakın mesafelerdeki eczanelere sepetli bisikletlerle ilaç ulaştıran, siparişleri telefonla alan Selçuk Ecza Deposu, bugün online sipariş kabul eden ve motorlu kuryeleriyle, eczanelerin ilaç ile ilgili her türlü ihtiyacını en kısa sürede karşılayan bir kurum haline geldi. Rekabete dayalı bir ticaret anlayışının hakim olduğu sektörde, sadece iş ilişkisi içinde bulunduğu firmalarla değil, rakipleriyle de centilmenliğe ve karşılıklı güvene dayalı ilişkiler kuran Selçuk Ecza Deposu, faaliyet gösterdiği sektöre kaliteli hizmet odaklı yaklaşımıyla katkıda bulundu. Organizasyon yapısından teknolojik alt yapısına kadar çağın gerektirdiği her türlü yeniliğe açık bir yaklaşım sergileyen kuruluş; 2000'li yılların başından itibaren gelecek odaklı yapılanmasıyla, çağdaş ülkelerdeki ecza depolarının gelişimini yakından izleyerek kendine uyarladı ve daha da geliştirdi. Geleceğe inancını eğitimden çalışma hayatına kadar gençlere kucak açmasıyla da pekiştiren Selçuk Ecza Deposu'nun en büyük güvencesi ise insana yaptığı yatırımlar oldu. 2006 yılında hisselerini Borsa İstanbul'da halka arz etmiş olan kuruluş, imza attığı vergi rekorları kadar, okul yaptırmaktan laboratuar açmaya kadar uzanan sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun her kesiminde saygıyla karşılandı.
 
Selçuk Ecza Deposu, bugün 99 şubesi ile Türkiye çapında yaklaşık 20.000 eczaneye hizmet ulaştırmaktadır 5000'e yakın çalışanı ve 2000'den fazla aracıyla ülke dahilinde ulaşamadığı il ya da ilçe yoktur. Bütün bunlara rağmen ilk günkü tevazu ile faaliyet gösteren kuruluşun en büyük kazancı ise; kendisini hiçbir zaman yalnız bırakmayan ve "Selçuk Ailesi" kavramını pekiştiren çalışanlarıdır. Hizmet kalitesinin doğal refleks olarak yerleşmesini sağlayan ise tavizsiz uyguladığı "müşteri memnuniyeti anlayışı"dır. Bu memnuniyetin kalıcı olması için Şirket personelini sık sık eğitimden geçiren kuruluş, ilaç dağıtımında gerekli olan "İyi Dağıtım Metodu" ilkelerine göre hareket eder. Gelişen teknolojiye kısa sürede ayak uydurduğu için siparişlerini bilgisayar ortamında gerçekleştiren Selçuk Ecza Deposu, ecza depoculuğu için geliştirilmiş son bilgisayar yazılımlarını kullanmakta ve otomasyona da önem vermektedir. Bunun yanı sıra ısı kontrollü tedarik zinciri olarak tanımlanan "Soğuk Zincir" uygulaması her şubede geçerlidir.
 
Selçuk Ecza Deposu'nun görkemli tarihçesi , gerçekte ortak bilince sahip bileşenlerin ulaştığı başarıların hikayesidir ve Türkiye'nin en güvenilir kuruluşlarından biri haline gelmesinin nedeni de budur.